Şub
29
2008
Alan, Eskişehir merkez, Kütahya merkez ve Seyitgazi ilçelerini kapsamaktadır. Kütahya, Afyon ve Eskişehir ovalarının ortasındaki Yazlıkaya Platosu’nun kuzey ucunda yer almaktadır.
Türkmenbaba Dağı çok zengin bir yırtıcı kuş yaşamına sahiptir. Kara akbabanın ülkemizde bilinen en büyük popülasyonu burada bulunmaktadır. Önemli kuş alanı olmasına neden olan diğer türler ise; kara leylek, sakallı akbaba, küçük kartaldır. Bunların dışında alanda, arı şahini, kızıl akbaba, yılan kartalı, atmaca, şahin, küçük orman kartalı, şah kartal, delice doğan ve gökdoğan bulunmaktadır.
Şub
29
2008
Mağaralar Kütahya’ya 55 km. mesafede, Kütahya, Afyon ve Eskişehir il sınırlarının kesiştiği yerdeki son Kütahya köyü olan Ovacık Köyü’nün İnlice Mahallesinde yer almaktadır.
Özellikleri: Çok geniş bir alanı kaplayan Frig vadisinde kayalara elle oyulmuş, kaya mezarlar ve sığınma, barınma amaçlı yüzlerce mağara bulunmaktadır. Birinci bölüm kayaların içinde iki kilise bulunmuştur. Tekli Kilise ve Çiftli Kilise ismi verilen bu kiliselerin duvarlarında freskler vardır. Ayrıca kök boya ile yazılmış yazılar bulunmaktadır. Meander motifleri ve haç işaretleri de görülmektedir. Bu vadi M.Ö. 500-600 yıllarında Frigler tarafından, daha sonra da Bizanslılar tarafından kullanılmıştır.
İki bölümde incelenen Deliktaş Kalesi de Frigler ve Bizanslılar tarafından kullanılmıştır. Sığınma ve savunma amacıyla kayalar oyularak gerçekleştirilmiştir. Burada büyük bir kilise bulunmaktadır. Gizli geçit ve dehlizlerle birbirine bağlanan birçok oda bulunmaktadır. Üst kısmının ise kale surları şeklinde oyulduğu görülmektedir. Üçüncü bölüm ise Penteser kalesi denilen bir başka doğal kaledir. Burası da yine savunma amaçlı oyularak gerçekleştirilmiş bir kale olup burada da çeşitli mezarlar ve mağaralar bulunmaktadır. Ayrıca çam ormanlarıyla kaplı bu vadide kayaların doğal yapısı da Ürgüp’ü aratmayacak güzelliktedir.
Şub
29
2008
Merkez Pirler mahallesinde 18. yüzyıl Kütahya Evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak, Arnavut kaldırımlı yolu, elektrik ve telefon direkleri ile tellerinin bulunmadığı, Kütahya’daki tarihi kent dokusunun en güzel örneğidir. Germiyan Sokak’taki Kütahya Evleri iki veya üç katlı ahşap evlerdir. Payandalarla desteklenmiş çıkmaları, çiftli koca kapıları, kafesli pencereleri ile ahşap Anadolu mimarisinin en güzel örneklerini oluşturur. 17. ve 18. yüzyıl Kütahya evleri açık sofalıdır. Sofalar odalar arası bağlantıyı sağlar. Ayrıca sofalarda seki yada köşk adı verilen dinlenme mekanları bulunur. Giriş katlarına taşlık denir. Evlerin ön kapıları dışında geniş arka bahçelere açılan arka kapıları da vardır. Depo, kiler samanlık hatta ahırlar buradadır. Birinci katta günlük yaşama ait odalar vardır. Bunlar oturma odası, mutfak ve yatak odasıdır. İkinci katta ise misafir odaları ve gelin odaları bulunur. 19. ve 20. yüzyıl Kütahya Evleri kapalı sofalıdır. Önceki dönemlerin aksine, bu dönem evlerinin dışları, saçakları, pervazları ve payandaları süslenirken, iç mekanlar aksine sade tutulmuştur. Yine bütün Kütahya Evleri payanda destekli çıkartmalara sahiptir. Bu çıkartmalar yola uyum ve iç mekanı düzeltme amaçlı yapılmıştır. Kütahya Evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak’taki tarihi evler, Kütahya Valiliğince satın alınarak “Kütahya Evlerini Yaşatma Projesi” çerçevesinde restore edilmektedir.
Şub
29
2008
Gedik Ahmet Paşa Vakfı olarak XV. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan bedestenler iki tanedir. Büyük Bedesten dört kapılıdır. Yapının içinde ortada bir şadırvan ve onyedi dükkan vardır. Kapı girişi üstünde madalyon içinde hayat ağacı ve aslan motifleri altında 1868 tarihi yazılıdır. Diğer kapı üstündeki madalyonda ise denizkızı figürü yer alır. Halen sebze bedesteni olarak kullanılmaktadır. Küçük Bedesten; iki kapılı olup duvarları tuğla ve saç örgüden yapılmıştır. Eskiden ağır elbiselerin ve elmas işlemeciliğinin yapıldığı yapı günümüzde bat pazarı olarak kullanılmaktadır.
Şub
27
2008
Hayme Ana Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin ninesi, Ertuğrul Gazi’nin annesidir. Ertuğrul Gazi, Sürmeliçukur’dan Anadolu’ya geldiğinde kendisine Söğüt kışlak, Domaniç yaylak olarak verilmiştir. Yılın beş ayını geçirdiği Domaniç’te bir yayla mevsiminde Hayme Ana’yı yitiren Ertuğrul Gazi, annesini her yıl çadır kurduğu Çarşamba’da bir tepeye defnettirmiştir. Sultan, II. Abdulhamit, l886’da Devlet Ana diye anılan büyük büyük ninesi Hayme Ana’nın kabrini buldurarak üstüne bugünkü türbeyi yaptırmıştır. Her yıl Eylül ayının ilk Pazar günü Hayme Ana’yı anma törenleri yapılmaktadır.