Archive for the 'İçel' Category

Şub 16 2008

Susanoğlu - Mersin

Published by admin under İçel

Silifke’nin 15 km. doğusunda bulunan Atakent-Susanoğlu Limonu,portakalı,mevsimin ilk turfanda çileğini dalından koparabilmek,kumsalda romatizmal hastalıkların tedavisini kuma gömülerek gidermek.Yada bir yörük kadınının pişirdiği bazlamayı,çökelekli böreği,ada çayıyla yiyerek yörük yaşantısını Keşlitürkmen  yörükleriyle paylaşmak.Kekik kokulu dağlarında keklik ötüşlerini ve deveye binmek

Silifke-Mersin karayolunun 15.kilometresindeki,bugün bir tatil beldesi olan Atakent’in antik ismi Corasium’dur.Genç Roma dönemine ait kent,İsauria valisi Flavius Uranius (367-375) tarafından kurulmuştur.Eskiden tamamen surlarla çevrili kentin batıdaki ana girişi kapısı üzerinde bulunmuş olan kitabede şyle denilmektedir.”Prenslerimiz Valetinian,Valens ve Gratian’ın idaresi altında yaşarken İsauria Eyaletinin ünlü valisi Flavius Uranius bu ıssız yeri kendi düşüncesine uygun bir şekilde tüm masraflarını kendisi karşılayıp kent olarak yaptırdı.”Şimdi topraklarla dolmuş olan eski bir limanın etrafında yay şeklindeki antik kentte iki ayrı nekropol,iki kilise,hamam,sarnıç ve ambar kalıntıları görülebilir.
   
 
 Doğa harikası bir koy olan Yapraklı Koyu’nun suyu iki tabaka.Fizik kurallarının aksine 8 derecedeki soğuk su üstte,28 derecedeki sıcak su tabakası altta.İnsanların bu gizemli koya fizik tedavi için geldiğini biliyormuydunuz.hem tatil,hem sağlık.
 Atakent’in içinden,kuzeye doğru giden asfalt  yol Türkmenuşağı köyü’nü geçince 11.km’de Paslı’ya ulaşırsınız.Paslı’da Roma dönemine ait evler,sarnıçlar,yapısı tamamlanmamış bir tapınak ile mezar kalıntıları görülebilir.

No responses yet

Şub 16 2008

Ayatekla Kalesi Mersin

Published by admin under İçel

Ayatekla, Hristiyanlık dönemine ait dini bir merkezdir.Meryemlik olarakta bilinen kutsal alanın kuruluşu MS 50 yılarında başlamıştır.Ikonialı (Konya) bir azize olan HagiaThecla (Ayatekla), Hz. isa’nın havarilerinden St. Paulus’un Hristiyanlık öğretilerini benimsemiş, öncü bir misyonerdir. St.Paulus’un Konya’da verdiği vaizlerden çok etkilenerek kendini dine adamıştır. Thekla, Konya ve Yalmaç’daki Roma izlenmelerinden kaçarak Silifke’ye gelmiştir. Önceleri ibadetin gizlice yapıldığı katokomb denilen, doğal mağarada yaşamıştır. Ayatekla, Hristiyan ve en önemli kutsal alanlarından biridir

Burası daha sonraki Bizans dönemlerinde dini bir yerleşim olmuş ve Ayatekla olarak anılmıştır. Günümüzde Meryemlik olarak bilinen ören yerinde yeraltı ibadet mağarası,daha sonra üzerine inşa edilen anıtsal Zenon Bazilikası’nın apsis kalıntısı. Büyük Sarnıç, Hamamı, Kuzey Kilise, irili ufaklı sarnıçlar ve Nekropol alanını görmek mümkündür.Ayatekla’nın içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hristiyanlarca kutsal sayılmış, ve Hristiyanlık dininin MS 320 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır.Daha sonra bu mağara içine payanda amaçlı korint sütunlar konulmuş, mozaik kaplamalar yapılmış ve 4.yüzyıl sonlarında kiliseye dönüştürülmüştür
 

No responses yet

Şub 16 2008

Astım Mağarası Mersin

Published by admin under İçel

Cennet çöküğünün 300 m güneybatısındadır. İçine helezonik demir bir merdivenle inilir. Birbirine bağlantılı, toplam uzunluğu 200 metreyi bulan galeriler çok ilginç şekilli dev sarkıt ve dikitlerle süslüdür. İçi ışıklandırılmış olup, mağaranın astımlılara iyi geldiğine inanıldığı ve içinde dilek tutulduğu için Astım - Dilek Mağarası denmiştir. Mağarada sıcaklık ortalaması 15 derece santigrat olup, nem oranı yazın %85, kışın %95′e ulaşır.Cennet ve Cehennem çökükleri ile Astım - Dilek Mağarası çevresindeki ağaç ve çalı dallarına burayı ziyarete gelenler dilek dileyip bez parçası bağlarlar
 

No responses yet

Şub 16 2008

Kız Kalesi Mersin

Published by admin under İçel

Erdemli’nin önemli turizm merkezi olan Kızkalesi, Erdemli’ye 23, Mersin’e 60 km uzaklıktadır. Özellikle yaz aylarında büyük bir canlılığın yaşandığı kasabaya, ulaşım minibüslerle sağlanmaktadır. Kasabada taşıma kooperatifi olduğu için ulaşım problemi yoktur. Günün her anında Mersin ve Silifke’ye ulaşmak mümkündür.Kızkalesi, tarih içinde Seleukoslar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar’ın hakimiyetinde kalmış önemli bir yerleşim bölgesidir. Yapılan ilk kazılarda buraya ilk yerleşimin MÖ. 4. yüzyıla ait olduğunu gösteriyor. Ünlü tarihçi Heredot, bu şehri Georges adında Kıbrıslı bir prensin kurduğunu yazar. Milattan sonra 72 yılında Roma hakimiyetine giren Kızkalesi, 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalmıştır. Bu dönemde zeytincilikte büyük bir gelişme göstermiş ve zeytin yağı ihraç merkezi olmuştur. Bizanslılar döneminde Arap saldırılarına karşı çevresi surlarla çevrilmiştir. Önemli bir ticaret limanı olan Kızkalesi, 1448 yılında Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından ele geçirilmiş ve yeniden imar edilmiştir. Cem Sultan, 1482 yılında, Rodos Şövalyeleri’nin yolladığı gemiye binmeden önce bir süre burada kalmıştır.

Kızkalesi’nde adım atılan her yer tarihi dokuya sahiptir. Bugün, Kızkalesi’ndeki ören yerlerinde kalelere, kiliselere, sarnıçlara, su kemerlerine, kaya mezarlarına, lahitlere, taş döşemeli yollara rastlanılmaktadır. Kıyıdaki kalenin 500 metre açığındaki küçük bir adacık üzerine kurulu kaleye, Kızkalesi denilmektedir. Son yıllarda restore edilen Kızkalesi, sekiz kuleyle korunmuştur. Kalenin dış çevre uzunluğu 192 metredir.

Kızkalesi’nde eski dönemlerden kalma 4-5 tane kilise bulunmaktadır. Su kuyuları ve sarnıçların yanında, Lemas çayından su kemerleri ile getirilen sular, Kızkalesi’nin su ihtiyacını karşılamaktadır. Büyük kiliseye giden taş döşeli Kutsal Yol’da, yol boyunca dizilmiş irili ufaklı lahitler görenleri hayrete düşürmektedir.

Kızkalesi’nin 10 km kuzeyinde yer alan vadinin yükselen kayalık yamacına oyulmuş ve Adamkayalar adı verilen insan kabartmaları bulunmaktadır. Dönemin yönetici ve soylularını simgeleyen kabartmalardaki figürlerde, kimi elinde üzüm salkımı, kimi kanepeye uzanmış haldedir. Roma döneminden kalma toplam 13 tablodan oluşan Adamkayalar, Şeytanderesi’ne hakim bir yerdedir.

Yaklaşık 1500 haneden oluşan Kızkalesi’nin nüfusu 8139′dur (2000 yılı nüfus sayımına göre). Yaz mevsimi geldiğinde yazlık nüfusu 30000 civarına çıkmaktadır. Kızkalesi bugün Mersin ve Erdemli turizminin sembolü haline gelmiştir. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çeken kaleye, kıyıdan balıkçı motorları ile geçilmektedir. Yaz mevsiminde büyük bir turizm yoğunluğu yaşanan Kızkalesi’nde 15000 yatak kapasitesi vardır. Mevcut turizm tesislerinden bütün yıl boyunca faydalanmak mümkündür. Kızkalesi’nde yerli ve yabacı turistlerin güvenle girebileceği biri 300 metre, diğeri de 1200 metre uzunluğunda iki plaj vardır. Kızkalesi, yerli ve yabancı turistlerin güvenle tatil yapabilecekleri bir yer haline gelmiştir. Eğlence ve alışveriş merkezleriyle dikkatleri çekmektedir. Yaz sezonunda kasabada yapılan kültür, turizm ve spor festivalleri kasabaya canlılık getirmektedir.

Yerli halkının büyük kısmı Ayaş Türkmenleri tarafından oluşturulmuştur. Türkmenler konar-göçer hayattan yerleşik hayata geçmişler ve çiftçilikle uğraşmışlardır. Yaz mevsimi geldiği zaman Avgadı ve Akpınar(Pınarbaşı) yaylalarına çıkarlar. İçme suyu problemi olmayan Kızkalesi kasabasında, sulama suyu Lemas çayından cazibe yoluyla getirilmektedir. Bu su yeterli olmadığı için sondaj kuyuları ve kuyulardan da istifade edilmektedir. Kasabada halk geçimini tarım ve turizmden sağlamaktadır. Hayvancılık artık can çekişmektedir.

1992 yılına kadar köy iken aynı yıl içerisinde kasaba statüsüne alınmış ve belediyelik olmuştur. Kızkalesi kasabası, Merkez, Toroslar, Akdeniz ve Mavideniz olmak üzere dört mahalleden oluşmuştur.

Sağlık ocağı bulunan kasabada iki eczane mevcuttur. Acil 112′de merkez durumdadır. Kasabada bir cami, bir ilköğretim okulu, PTT şubesi, polis karakolu, jandarma karakolu vardır.

Kızkalesi’nde Akdeniz iklimi hüküm sürer. Konar-göçer hayatı yaşayan Yörükler ise (özellikle Sarıkeçili Yörükleri) kış mevsimini kasaba ve çevresinde geçirirler. Tarımda yetiştirilen ürünerin başında domates, salatalık, fasulye, marul, ıspanak, kayısı ve narenciye başta gelmektedir. Seralardan çok açıkta sebzecilik yapmak gelişmiştir. Yaylalara çıkan Yörükler yaylalarda da sebze yetiştiriciliği ile uğraşmaktadırlar.

No responses yet

Şub 16 2008

Kanytelleis-Kanlıdivane Örenyeri

Published by admin under İçel


 Mersin-Silifke karayolunun 50. km. sinde, Ayaş Mevkii’nin 3 km. kuzeyinde yer alır. Eski adı Kanytelleis olan örenyerinde ilk iskân M.Ö. 3.yüzyıl sonlarına rastlamaktadır. Hellenistik Döneme ait bir kulenin bulunduğu şehir 11.yüzyıla kadar varlığını korumuştur. Çanakçı kaya mezarları da örenyeri sit alanı içerisindedir. Şehrin içerisindeki obruk da, eskiden suçluların vahşi hayvanlara parçalatıldığı inancından halk arasında “Kanlı Divane” diye anılmaktadır. Obruğun kuzey tarafında zırhlı ve kılıçlı bir asker, güneyinde beş kişilik bir aile kabartması bulunmaktadır. Hellenistik kulenin batı duvarındaki kitabede, kulenin rahip krallardan Olbalı Tarkyaris’ in oğlu Teukros tarafından Zeus için yaptırıldığı belirtilmektedir. Şehrin kuzeyindeki anıt mezarı Kanytelleis’ in önde gelenlerinden Aba, kocası ve iki oğlu için yaptırmıştır. Geniş bir obruğun etrafında II. Teodosius (408-450) tarafından kurulan bu şehirde bazilikalar, sarnıçlar, lahitler, anıt mezarlar bulunmaktadır.

No responses yet

Next »