Şub
08
2008
Posof ilçe merkezinde, tesviye edilmiş eğimli bir arazide bulunmaktadır. Giriş kapısındaki yeni harflerle yazılmış kitabesine göre, 1883 tarihinde yaptırılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planlı yapının son dönemlerde onarıldığı, onarımdan sonra basit bir son cemaat yeri ve minare eklendiği anlaşılmaktadır. Caminin içerisinde iki ahşap desteğe oturan bir mahfil bulunmaktadır. Mihrap ve ahşap minberin son onarımlar nedeni ile hiçbir orijinal özelliği kalmamıştır. Cami 6 pencere ile aydınlatılmaktadır. Caminin içerisinde 1926 tarihini taşıyan bir sütun başlığının dört yüzüne Osmanlıca ile yazılmış satırlarda şu ifadeler bulunmaktadır:
“Cumhuriyet güneşi
her ufukta yazılamaz
O güneşin doğduğu iller
Şendir ağlamaz’
Posof Merkez Camii’nin doğusundaki hazirede 1185, 1335 ve 1300 H. tarihli mezar taşları bulunmaktadır.
Şub
08
2008
Göle ilçesine bağlı Dedeşen Köyünde bulunmaktadır. Caminin kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak plan ve mimari özelliklerinden hareketle XV. yüzyıldan kaldığı tahmin edilmektedir. Bugün giriş kapısı üzerinde yeni harflerle 1500 yılında inşa ettirildiğini belirten bir kayıt bulunmaktadır. Dedeşen Köyünde Osmanlı devrinden kalma birkaç eser bulunmaktadır. Bunlardan cami, türbe ve çeşme ayaktadır. Cami ile aynı tarihlerde yapıldığı ifade edilen medreseden bugün hiçbir iz kalmamıştır. Harap haldeki hamam ise özel mülkiyet elinde olup samanlık olarak kullanılmaktadır. Caminin kuzeyinde, aynı zamanda köyün kuzeyini de sınırlayan tepe üzerinde büyük bir kale yerleşimine ait kalıntılar bulunmaktadır
Dedeşen Köyü, Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında Çaldıran seferinden dönerken konakladığı bir köy yerleşimi olup, köyün adının da bu olayla bağlantısı olduğu ifade edilmektedir. Yöre halkına göre, Yavuz Sultan Selim, burada türbesi de bulunan yaşlı bir zatın (Şeyh Ahmet) ikramından memnun kalmış ve şükran duygularını da “Dede şen olasın” diyerek ifade etmiştir. Bu olaydan sonra köyün adı Dedeşen olarak anılagelmiştir. Cami, tek kubbeli Osmanlı cami geleneğinde bir camidir. Bugün yıkılmış olan son cemaat yerine ait izler, konsollar, sütun kaideleri ve sütun gövdelerine ait parçalar dikkat çekmektedir. Caminin girişi batıda yer alır. Girişin solunda sonradan inşa edildiği anlaşılan, silindirik gövdeli ve tek şerefeli minare bulunmaktadır. Minare 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılmıştır.
Caminin içerisinde kuzey yönde dört ahşap desteğe oturan kadınlar mahfili yer alır. Güney yöndeki mihrap nişi ile güneybatı köşedeki minber, 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yapılan onarımla orijinalitesini yitirmiştir. Caminin kuzeybatı köşesinde bulunan merdiven, orijinal minareye ait merdiven olup yeni minarenin yapılmasıyla kadınlar mahfiline çıkış için kullanılmaya başlamıştır. Girişin bulunduğu kuzeybatı köşeye sonradan ahşaptan bir ekleme yapılmıştır. Cami haziresinde oldukça zengin süslemeli mezar taşları bulunmaktadır. Sarıklı biçimdeki mezar taşı örneklerinin 1200 EL/1786 M. tarihli olanları dikkat çekicidir.
Şub
08
2008
Ardahan’ın 15 km. doğusundaki Ölçek Köyü’nde bulunmaktadır. 1895 yılında yaptırılmış olan bu cami, 1966 yılında büyük bir onarım geçirmiştir. Dikdörtgen planda inşa edilmiş olan caminin kapalı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin ahşap tavanı, dört ahşap sütunla desteklenmektedir. Dıştan kırma çatılı ve saç kaplamalı bir örtüye sahip olan Ölçek Köyü Camii, kuzey yönde ahşaptan bir kadınlar mahfiline sahiptir. Mahfili taşıyan sütun başlıkları ve korkulukları, ahşap süslemecilik bakımından oldukça ince bir işçilik gösterir. Cami 5 pencere ile aydınlatılmaktadır. Caminin kubbe çevresinde 4 ahşap sütun bulunmaktadır.
Caminin biri kuzeydoğu biri de kuzeybatı köşede olmak üzere iki minaresi bulunmaktadır. Kuzeydoğu köşede yer alan minare, ahşaptan olup orijinal minaredir. Yöredeki tek ahşap minare olmasıyla dikkat çekmektedir. Kuzeybatı köşede yer alan düzgün kesme taşlı ikinci minare, son onarımda buraya eklenmiş ve iki minare arasındaki uyumsuzluk ve farklı inşa tarzı ilk bakışta dikkati çekmektedir. Caminin önünde bir mezar ve doğusunda da bir hazire yer almaktadır. Ermeni mezaliminden Ölçek Köyü de nasibini alan yörelerimizdendir. Ermeniler 1919 Şubat ayında Ölçek Köyünü basarak halkı samanlığa doldurarak yakmışlardır.
Şub
08
2008
Ardahan şehir merkezinde, kalenin güneybatısında ve Alabalık Deresi yakınında bulunmaktadır. Giriş kapısı kemerinin sağındaki kitabede, “Lâ şerefe a’la mine’l-İslâm” (İslâm’dan şereflisi yoktur) ibaresi, solundaki kitabede ise “Hüvel hallakü’l-bâki” (baki olan Allah’tır) ibaresi ve “sene 1285” tarihi yer almaktadır. Bu kitabeden caminin, 1285 H./l868 M. tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Kare planlı ve ahşap tavanlı olarak inşa edilmiş caminin, ön tarafına sonradan iki katlı bir giriş bölümü eklenmiştir. İbadet mekanının Kuzey yönünde ikisi serbest, ikisi duvara bağımlı dört sütunla taşınan bir mahfil bulunmaktadır. Mahfile çıkış, doğu yönünde yer alan duvara bitişik bir merdivenle sağlanmaktadır. Ahşap minber, devrinin özelliklerini göstermekte, oldukça abartılı ahşap süslemeli bir taç kısmına sahiptir. Cami 8 pencere ile aydınlatılmaktadır. Caminin malzeme bakımından tamamıyla düzgün kesme taştan inşa edildiği görülmektedir.
Şub
08
2008
Ardahan il merkezinde Halil Efendi mahallesinde, kalenin yaklaşık 100 m. kadar kuzeybatısında bulunmaktadır. Giriş kapısı kemer köşeliğinde yer alan ve “Amele Osman sene 1185” ibarelerinin geçtiği usta kitabesinden, caminin 1711 yılında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Cami toplam 7 mazgaldan ışık almaktadır. Batı duvarında ve güneybatı köşede yer alan mazgal pencere altındaki panoda “14 Ramazan 1315” (1897) tarihi boya ile ve Osmanlıca olarak yazılmıştır. Bu tarih, caminin 1897′de onarım geçirdiğini ve sıvandığını göstermektedir. Aynı panonun kuzeyinde yer alan bir başka panoda ise okunamayacak derecede silinmiş bir Osmanlıca kitabe bulunmaktadır. Camiyi aydınlatan mazgal pencereler, Doğu Anadolu’da birçok taş yapıda görüldüğü gibi dışarıdan içe doğru genişleyerek içerinin daha fazla aydınlatılmasına ve içerdeki ısı kaybının azaltılmasına uygun bir tarzda inşa edilmiştir.
Yapı, Dedeşen Köyü Camii’nden sonra, yöredeki sağlam kalmış ikinci en eski tarihi cami olma özelliğini taşımaktadır. Ancak bugün özel mülkiyet elinde bulunan ve samanlık olarak kullanılan bu yapının, bakımsız ve mezbelelik durumdan kurtarılarak kısa zamanda restorasyonunun yapılması ve işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir.