Şub
08
2008
Çıldır ilçesinin yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) köyünde, köyün güneyindeki dere üzerinde yer almaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmiş bu köprünün orijinal topuk kısımları ve topuk hizasına denk gelen korkulukları Posof çayı üzerindeki köprü ile büyük bir benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla bu köprünün de XIX. yüzyıl sonlarından kaldığı tahmin edilmektedir.
Günümüzde köprünün geçişi sağlayan yürüme zemini yıkılmıştır. Bunun yerine yakın tarihlerde, betonarme bir yürüme zemini yapılmıştır. Ancak sağlam kalan topuklar ve korkuluklar bu köprünün de Posof Çayı Köprüsü gibi çift gözlü olduğunu ve kemer köşeliklerinde de tahliye gözlerinin olabileceğini akla getirmektedir .
http://www.ardahan.gov.tr
Şub
08
2008
En eski köprü örneklerine Anadolu’da rastlamak mümkündür. Türkler askeri hareket ve ticari nakliyat amacıyla Anadolu’da yol ve köprülere büyük önem vermişlerdir. Bu bakımdan Türkler, Anadolu’da köprü inşasında bir hayli başarılı olmuştur.
Ardahan ve çevresinde XIX. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş birkaç köprü örneği bulunmaktadır. Ancak bu köprüler içerisinde şüphesiz en önemlisi, bölgedeki en eski köprü özelliğini taşıyan Çıldır-Taşköprü Köyündeki Urartu Kralı II. Sarduri’ye ait köprüdür.
Şub
08
2008
Çeşme kelimesi, su kaynağı anlamına gelen Türkçe’deki göz kelimesinin Farsça karşılığı olan çeşm ifadesinden gelmektedir. Kaynağından çıktıktan sonra bir haznede toplanan suların lüle veya musluklarla halka dağıtıldığı mimari yapılara çeşme denilmektedir.
Çeşmeler bağımsız ya da bir binaya bitişik olarak yapılırlar. Mimari bakımdan çeşmeler, birkaç gruba ayrılırlar. Halkın su alması için mahallelerin uygun yerlerine yapılan çeşmelere halk arasında mahalle çeşmeleri denilmektedir. Bunların bazılarının önünde hayvanlara su vermek için yalaklar da bulunur. Bu çeşmelerden gelip geçenlerin su içmesi için birer niş içerisinde zincirlere asılı taslar bulunmaktadır.
Camilerde binaya bitişik olarak yapılmış ve halkın abdest almasına ve su içmesine yarayan çeşmelere cami çeşmeleri ya da şadırvan denilmektedir. Eski saraylar, konaklar ve evlerde odalar içinde yapılan, el yüz yıkamaya mahsus süslü çeşmelere de oda çeşmeleri adı verilmektedir. Bu çeşme türlerinden başka bir de, hem halka su vermek, hem de şehrin muhtelif ve kalabalık yerlerini süslemek amacıyla önemli yerlere yaptırılmış çeşmelere de anıt çeşmeler denilmektedir. İstanbul’daki Sultan Ahmet, Tophane ve Azapkapı semtlerini süsleyen meydan çeşmeleri, bu tür çeşmelerin en güzel örnekleri arasındadır.
Ardahan ve çevresinde mahalle çeşmesi niteliğinde çok sayıda çeşme yapısı bulunmaktadır. Ancak tarihi özellik taşıyan tek çeşme örneği Dedeşen Köyü’nde bulunmaktadır.
Şub
08
2008
Çıldır ilçesinin yaklaşık 10 km. kuzeydoğusundaki Kayabeyi (Yerli Çayıs) Köyünde bulunmaktadır. Kilise olarak X.-XI. yüzyıllarda inşa edildiği tahmin edilen bina gerekli bakım ve tadilatlardan sonra cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Caminin batı duvarında, Osmanlıca olarak “Sene 1336‘ ibaresi yer almaktadır. Miladi 1918 senesine tekabül eden bu tarih, kilisenin camiye çevriliş tarihi olarak tahmin edilmektedir. Güneyde yer alan asıl giriş, camiye çevrilirken mihrap nişine dönüştürülmüştür. Yapı, dıştan iki yana meyilli kırma çatı ile örtülüdür. Ancak bu çatı tamamıyla orijinal olup, üzeri taş kaplamalıdır. Cami, bütünüyle düzgün kesme taşlardan inşa edilmiştir
Şub
08
2008
Çıldır ilçesinin yaklaşık 7 km. güneybatısındaki Gölbelen (Urta) Köyünde yer almaktadır. XI. yüzyıldan kaldığı tahmin edilen kilise onarılarak cami haline getirilmiştir. Camiye çevrilirken güney duvarın ortasına bir mihrap, batıya ise zengin süslemeli ahşap bir minber konmuştur. Binanın orijinal batı girişi kapatılarak, bugün kuzeyden yeni bir giriş açılmıştır. Tamamen düzgün kesme taşlardan inşa edilmiş olan yapının içerisi, sıvanarak boyanmıştır.